İslamcı bir Arap partisi neden İsrail’de koalisyona katıldı?

Muhalefet liderleri Yair Lapid ve Naftali Bennett’in önderlik ettiği sekiz partili yeni koalisyon hükümetinin en dikkat çekici üyesi İsrail’in Filistinli vatandaşlarını temsil eden Arap Raam partisi oldu. Böylece ilk kez İsrail’in Arap vatandaşlarını (veya İsrail vatandaşlığını kazanmış Filistinlileri) temsil eden küçük bir parti İsrail’de iktidara ortak olmuş oldu. Bu nasıl gerçekleşti?

İsrail’de uzun süredir devam eden siyasi kilitlenmeyi açmak için iki yıl içinde dördünce kez 23 Mart’ta gerçekleştirilen genel seçimlerde de kesin kazanan çıkmamakla birlikte, Başkanlığını Mansour Abbas’ın yaptığı Birleşik Arap Listesi (Raam) anahtar konuma geldi. Raam, İsrail’in 120 üyeli meclisi Knesset’te dört sandalye kazandı. 1948’de İsrail’in kurulmasının ardından yeni devletin toprakları içinde kalan Filistinlilerden oluşan İsrailli Araplar ülke nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Fakat yetmiş yılı aşkın süredir demokratik bakımdan marjinal bir konumda bulunurken ilk kez son seçimlerle ciddi bir siyasi güç olarak ortaya çıktılar.

MANSOUR ABBAS KİMDİR?

Diş hekimi olan 46 yaşındaki Abbas, Hebrew Üniversitesi’nde okurken Arap Öğrenciler Komitesine başkanlık ederek siyasi aktivizme katıldı. Daha sonra, kısmen sağlık klinikleri, okullar, camiler ve bir spor ligi gibi sosyal hizmetler sağlayarak, Arap İsraillileri siyasi aktivizme çekmeye çalışan Müslüman Kardeşler’in bir kolu olan İsrail’deki İslami Hareket’in lideri oldu. Hareket, birbirlerine rakip Kuzey ve Güney Şubelerine bölünmüştür. Abbas, Güney Şubesi üyesidir.

Kuzey Şubesi, Gazze Şeridi’ni yöneten Hamas ile kapsamlı mali ve örgütsel bağları olduğu suçlamalarıyla İsrail tarafından 2015 yılında yasadışı ilan edildi. Buna karşılık, Abbas söylemlerini her zaman ılımlı tuttu. (Abbas’ın Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’la bir akrabalığı bulunmuyor.)

ARAP PARTİSİ NASIL HÜKÜMETE GİRDİ?

Abbas, bu yıl seçimlerde akıllıca bir strateji izleyerek, kendi seçmen tabanının toplumsal çıkarlarını ilerletmeyi kabul ettikleri sürece, sağ veya sol, Netanyahu olsun veya olmasın herhangi bir İsrailli politikacıyla ittifak yapacağını söyledi ve bu sayede seçimlerde iyi bir oy oranını yakalamayı başardı. Araplar İsrail nüfusunun yaklaşık beşte birini oluştursa da bugüne kadar onları temsil eden hiçbir parti bir koalisyonun parçası olmamıştı.

İsrail’de hükümet kurmak için 120 üyeli parlamentonun 61 üyesinin oyunu almak gerekiyor. 23 Mart’taki seçimler sonucunda Netanyahu yanlısı ve karşıtı partilerin toplamı bu sayıyı yakalayamayınca 4 milletvekili ile Abbas’ın partisi kilit konuma yükseldi.

ABBAS NE TÜR TAVİZLER ELDE ETTİ?

Yeni hükümeti oluşturan birbirinden oldukça farklı görüş yelpazesine rağmen Abbas, koalisyon ortaklarıyla İsrail Araplarının faydasına olacak çok sayıda plan ve bütçe üzerinde anlaştığını söyledi. Abbas, “Arap toplumunun çıkarına hizmet eden ve Arap toplumunun yakıcı sorunlarına – planlama, konut krizi ve tabii ki şiddet ve organize suçla mücadele – çözümler sunan çeşitli alanlarda kritik anlaşmalar yaptık” dedi.

Abbas, faydaların çoğunun partisinin seçim bölgesi olan güney İsrail’deki Negev bölgesine akacağına söz verdi. Ra’am’ın üssü, Negev çölündeki geleneksel Bedevi topluluklarıdır. Ra’am, koalisyon hükümetinin Arap toplumu için yaklaşık 16,3 milyar dolar tutarında bütçe ve kalkınma planlarını kabul ettiğini söyledi.

Ra’am, önümüzdeki 10 yıl içinde Arap şehir ve kasabalarındaki çökmekte olan altyapıyı düzeltmek için 6 milyon dolar tutarında yatırım yapılacağını söyledi. Parti ayrıca, yasadışı Arap inşaatını hedef alan ve Araplar tarafından yaygın olarak ayrımcı olarak görülen tartışmalı 2017 Kaminitz yasasını değiştirilmesinin de koalisyon anlaşmasında yer aldığını belirtti. Abbas, Ra’am’ın anlaşmayı en son imzaladığını ve Naftali Bennett’in Yamina’sı da dahil olmak üzere diğer taraf partilerin de imzalamasını beklediğini söyledi.

Arap İsrail partileri on yıllardır İsrail siyasetinde neredeyse her zaman karar verme sürecinin dışında kaldılar. Yahudi partileri onlarla işbirliği yapmaktan kaçınırken kendileri de kendilerine ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapacak ve Filistinlilere baskı uygulamayı sürdürecek bir İsrail hükümetine katılma konusunda genellikle şüpheciydiler.

Ra’am milletvekili Walid Taha, “On yıllardır Arap İsraillilerin hiçbir etkisi olmadı. Artık siyasette belirleyici oyların bizler olduğunu herkes biliyor” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir