Bakınca Kendinizi Tablonun İçindeymiş Gibi Hissedeceksiniz: Çözülememiş Gizemlerle Dolu ‘Nedimeler Tablosu’ Hakkında 8 Enteresan Bilgi

Nedimeler eseri günümüze ulaşan belki de en itibarlı, en etkileyici eserlerden biridir. Aynı zamanda sanat dünyasında tüm zamanların en çok tartışılan eserlerinden biri de olmuştur. Bu etkiyi yaratmasının sebebi belki de resim içinde resimler barındırıp, seyircinin gerçeklik algısını sorgulatmasından kaynaklanıyor olabilir.

Resim içinde resim deyince akıllara hemen günümüzde akıllı telefon ve bilgisayarla kullanılan ‘Picture in Picture’ özelliği aklınıza gelmiş olabilir. Kim bilir, belki de mühendisler bu özelliği yaratırken Velázquez’in Nedimeler tablosundan ilham almıştır. Dilerseniz sanattan daha fazla kopmadan Nedimeler tablosuna geçelim ve Nedimeler tablosu kimin eseridir öğrenip incelemesi ile hakkındaki bilgilere bakalım. 

Nedimeler tablosu kimin eseridir?

diego velazquez

Nedimeler tablosu, İspanyol ressam Diego Velázquez‘in eserlerden biridir. 1599’da Sevilla’da doğan Diego Velázquez, erken yaşlardan itibaren sanatsal yetenekler göstermiş, henüz 23 yaşında yeni Kral IV. Philip’ten kraliyet himayesi almak için ilk kez Madrid’e gitmiştir. Bu seyehatinde ne yazık ki, kraliyet bağlantısı kurma şansı bulamadı ancak sadece bir yıl sonra Philip’in bir portresini çizmesi için geri çağrılmıştır.

Daha sonra mahkeme, Velázquez’in bu resminden o kadar etkilendi ki, kralı tasvir etmesine izin verilen tek ressam olacağı vaadi ile resmi sanatçı olarak atandı. Velázquez, saray ressamı olarak konumuyla haklı olarak gurur duyuyordu ve yaşamının büyük bir bölümünü Madrid’de geçirerek IV. Philip’in himayesinde sanatını icra etmeye devam etti. İtalyan Rönesans sanatçılarının eserlerinden esinlenerek, Barok’u özetleyen ancak döneminin ötesinde olağanüstü bir stil geliştirdi.

Bir sonraki ve son projesi olacak kralın kızının düğünü için büyük bir köşkün iç dekorasyonu üzerinde çalışırken Velázquez, 1660’ta hayata gözlerini yumdu.

Nedimeler tablosu hakkında bilgiler: 

Kimse ne hakkında olduğunu bilmiyor Kral ve kraliçenin çiziminde ilginç bir teknik kullanılmıştır.  Arka plandaki gizemli gölge figürü yer alır.  Sembolizmin önemli bir temsilcisidir Nedimeler tablosu seyircilere sorular sordurur Hakkında binlerce çalışma yapılmıştır Nedimeler tablosunun başına gelmeyen kalmamıştır İspanyol mirası ve sanat tarihinde önemli bir yer tutuyor

Kimse ne hakkında olduğunu bilmiyor

Nedimeler tablosu

Las Meninas, büyük kalabalıkları çekmesiyle bilinen tablolardan biridir. Mona Lisa veya Venüs’ün Doğuşu gibi, ziyaretçiler her bir parçayı gözlemlemek ve anlamak için bir yandan diğer yana, ileri ve geri hareket ederek tuvale bakarak saatler geçirebilirler. Las Meninas’ı ilk kez gören kişi, sayısız soruyla karşı karşıya kalır. Neyse ki, bilim insanları ve sanat tarihçileri tablonun önemli kısımlarını deşifre ederek bizimle paylaştılar.

Resim 1656’da yapıldı, Avusturya Kralı IV. Philip ve Mariana İspanya Kralı ve Kraliçesiydi. Tablo, Madrid’deki Royal Alcazar’ın zemin katındaki ana odayı tasvir ediyor. Merkezi sahnede, kraliyet yetkililerinin kızları Meninas’ı ile çevrili genç Infanta Margaret Theresa yer alıyor. Sağlarında, büyük bir Alman Çoban Köpeği eşliğinde sarayda eğlence yapan iki cüce var. Hemen arkalarında ise kızların refakatçisi olan bir rahibe ve bir koruma bulunuyor. Velázquez’in kendisi görüntünün solunda duruyor ve devasa bir tuval üzerinde çalışıyor. En ilginç olanı, Don José Nieto Velázquez’in figürü kapıda pusuda beklerken, Philip ve Mariana arka duvardaki bir aynada yansımış olarak tasvir ediliyor.

Kral ve kraliçenin çiziminde ilginç bir teknik kullanılmıştır

Nedimeler tablosu

Velázquez, kral ve kraliçeyi bir aynada yansıtarak tasvir etmeyi seçerek, aynı tekniği ünlü Arnolfini Düğün Portresinde kullanmış, önemli bir Flaman ressamı olan Jan van Eyck’e atıfta bulunuyordu. Philip ve Mariana hem resmin dışında hem de içinde gibi gözükür. Bunların Velázquez’in devasa tuvalinin konusu olup olmadığından ya da sadece sanatçıyı küçük kızları boyarken eserinde mi gözlemlediklerinden emin değiliz.

Ayna, kral ve kraliçeyi izleyiciyle aynı konuma getirir, bu sayede izleyiciler de kral ve kraliçe ile birlikte tablonun içinde yan yana oldukları algısına sahip olur. Merkezi görüntüdeki figürler de tıpkı bizim onlara baktığımız gibi bize bakar. Bu şekilde Velázquez, tuvaldeki figürler ile yüzyıllar boyunca onu izlemeye gelecek nesiller arasında zamansız bir bağlantı kurar.

Arka plandaki gizemli gölge figürü

Nedimeler tablosu

Nedimeler tablosundaki en ilgi çekici ve yine de anlaşılması zor karakterlerden biri, kapıda duran adamdır. Akademisyenler onu 1650’lerde kraliçenin mabeyincisi, kraliyet duvar halılarının başı ve muhtemelen sanatçının bir akrabası olan Don José Nieto Velázquez olarak tanımladılar. Resmin analizi, kaybolma noktasının tam kapının içinde olduğunu, Nieto’nun arkasındaki parlak açık alanın gözlerimizi uzaklara çektiğini gösterdi.

Figürle ilgili en şaşırtıcı şey, hareketin ortasında donmuş gibi görünmesidir. Ayakları farklı basamaklarda, ama odaya mı iniyor yoksa dışarı mı çıktığını anlamak neredeyse imkansız. İlk olarak biz sahnenin bozulmadan hemen önceki halini görüyoruz; ikinci olarak ise ayrılırken neden geriye baktığını merak etmeliyiz. En ikna edici yorumlardan biri ise, Nieto’nun kral ve kraliçenin gitmesi için kapıyı açtığını savunan sanat tarihçisi Joel Snyder’ın yorumudur. Bu yüzden Snyder, Velázquez’in tuvalinden uzaklaştığını ve kızların reverans yapmaya hazır olduğunu belirtiyor.

Tablo sembolizmin önemli bir temsilcisi

Nedimeler tablosu

Aynanın üzerindeki arka duvardaki iki resim sembolizmle yüklüdür. Ovid’in metamorfozlarından sahneleri gösteren Peter Paul Rubens’in iki resmini temsil etmektedirler. Her iki resim de ölümlülerin kendilerini tanrılardan bile daha yetenekli kanıtladıkları sanatsal zafer hikayelerini tasvir ediyor. Biri Tanrıça Minerva’nın Arachne’yi dokuma sanatında onu gölgede bırakmaya cesaret ettiği için cezalandırdığını gösterirken, diğeri tanrı Apollon’un üstün flüt çalması için Marsyas’ın derisini yüzdüğünü gösterir.

Dikkat çekici bir karmaşıklık derecesine sahip olan eski resim, İspanyol Kraliyet Ailesi’ne ait başka bir sanat eserine bile atıfta bulunuyor: Titian’a ait Avrupa’nın Tecavüz’ü. Ama asıl sorulması gereken soru: resim içindeki bu karmaşık resim neye hizmet ediyor? Rubens, 17. yüzyılın en etkili Flaman sanatçısıydı ve Titian, İtalyan Rönesans ressamlarının en önemlileri arasındaydı. Böylece Velázquez, kendisini bu iki efsanevi sanatçıyla ilişkilendirerek, Avrupa sanatında en yüksek seviyeye ulaştığını gösterdi. Aynı şekilde ressamın göğsüne işlenmiş kırmızı haçlar da Santiago Tarikatı’nı temsil ediyor.

Seyirciye sorular sordurur

Nedimeler tablosu

Las Meninas’ın arkasında daha derin, felsefi bir anlamı da olabilir. 17. yüzyıl boyunca, İspanyol düşünürler, sanatçılar ve yazarlar, 18. yüzyılın felsefi aydınlanmasının habercisi olan yanılsama ve gerçeklik hakkındaki fikirlerle meşguldü. Nedimeler, anlaşılması zor konusu ve çeşitli yorumları ile zamanının entelektüel kaygılarını yansıtmakta. Seyirci ve özne, iç ve dış, görüntü ve yansıma arasındaki çizgiyi bulanıklaştıran Velázquez, izleyicilerin temsil ve gerçeklik arasındaki fark gibi çok daha derin bir meseleyi düşünmesini ister.

Hakkında binlerce çalışma yapılmıştır

Nedimeler, belki de dünyadaki en belgelenmiş, incelenmiş ve tartışılmış tek sanat eseridir. Üzerine binlerce kitap, makale ve deneme yazılmıştır. En ünlüsü Michel Foucault’nun ‘Şeylerin Düzeni’ adlı yayınıdır. Fransız filozof, eserin açılış bölümünü Velázquez’in resminin analizine ayırmaktadır. Sanatçı, izleyici ve özne tarafından paylaşılan bakışları inceliyor ve bunları ilişkiler ağını açıklamak için kullanmakta. Foucault, Nedimeler tablosunu yeni bir çağın doğuşu olarak görmüştü ve insanın henüz tanımlanmadığı klasik düşünce tarzından, çoklu yorumların kabul için yarıştığı moderne geçişi işaret etmişti.

Tablonun başına gelmeyen kalmadı

Nedimeler tablosu köpek

Nedimeler,19. Yüzyılda bulunduğunda doğrudan kraliyet ellerinden El Prado’nun yönetimine geçti. Tablo, yalnızca İspanya İç Savaşı sırasında, yıkım tehdidi ortaya çıktığından, anavatanının dışına çıktı.1939’da Cumhuriyet hükümeti tarafından ülkenin sanatsal mirasının korunması amacıyla Cenevre’ye tahliye edildi. Tablonun kaçırılmasının yolu karmaşıktı ve pencerelerden atılmayı, acil durum malzemeleri kullanılarak paketlenmeyi ve bir demiryolu tünelinde neredeyse parçalanmayı içeriyordu! Güvenli bir şekilde müzeye geri dönen tablo, orijinal olarak Sala de Las Meninas’ın özel bir odasında bulunuyordu. Sonunda yönetmenler, koleksiyonun tartışmasız en önemli parçası yapılması gerektiğine karar verdiler ve El Prado’nun kalbindeki uzun altıgen galeriye yerleştirildi.

İspanyol mirasında ve sanat tarihinde önemli bir yere sahip

Nedimeler tablosu

3 metre genişliğinde ve 2,7 metre yüksekliğindeki Nedimeler tablosu, hem kelimenin tam anlamıyla hem de mecazi olarak İspanyol mirasının büyük bir parçasıdır. Efsaneye göre, -söylenti sağlam kanıtlara dayanmasa da- ressamın ölümünden sonra Kral IV. Philip’in kendisi tarafından eklenmiş, bu da ona fazladan bir majesteleri dokunuşu vermiş. Bununla birlikte, hala ülke kimliğinin bir parçası olarak kabul ediliyor ki, sergiler için yurt dışına seyahat etmesine izin verilmiyor. Nedimeler tablosu, her izleyicinin Velázquez’in başyapıtının anlamı hakkında kendi fikrini oluşturduğu sayısız araştırmaya, ziyarete ve spekülasyona ilham veren İspanya’nın sanat dünyasına yaptığı büyük katkıyı temsil ediyor.